Gastroenterit Belirtileri ve Tedavisi
Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateş; virüs, bakteri veya parazitlerin neden olabildiği akut bağırsak enfeksiyonlarında sık görülen belirtilerdir. Mide ve bağırsakların iltihaplanmasıyla seyreden bu hastalıklar genel olarak akut gastroenterit olarak adlandırılır.
Akut gastroenterit yılın her döneminde görülebilir. Ancak hastalığın görülme sıklığı etkene göre değişir. Sıcak havalarda gıdaların uygun sıcaklıkta saklanmaması ve açık hava yemeklerinin artması nedeniyle Salmonella gibi bazı bakteriyel enfeksiyonlar yaz aylarında daha sık görülebilir. Norovirüs gibi viral gastroenterit etkenleri ise kuzey yarımkürede çoğunlukla kasım ile nisan ayları arasında daha fazla salgına yol açar. Bu nedenle bütün ishal ve kusma vakalarının yalnızca yaz aylarında arttığını söylemek doğru değildir.
Çoğu hafif gastroenterit vakası birkaç gün içinde destek tedavisiyle düzelir. Tedavinin temel amacı kusma ve ishalle kaybedilen sıvı ile elektrolitlerin yerine konulmasıdır. Antibiyotik ve damar yoluyla serum her hastaya rutin olarak uygulanmaz.
İçindekiler
Gastroenterit Nedir?
Gastroenterit, mide ve bağırsakların çoğunlukla enfeksiyona bağlı olarak etkilenmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalık tablosudur. Başlıca etkenler şunlardır:
Dünya Sağlık Örgütü ishali, kişinin normalinden daha sık olmak üzere bir günde üç veya daha fazla sulu ya da gevşek dışkılama olarak tanımlar. İshal çoğunlukla bağırsak sistemindeki viral, bakteriyel veya paraziter bir enfeksiyonun belirtisidir.
Her bulantı, kusma veya ishal enfeksiyondan kaynaklanmaz. İlaç yan etkileri, besin intoleransları, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, apandisit, safra kesesi sorunları ve farklı metabolik hastalıklar da benzer şikâyetlere neden olabilir.
İshal ve Kusma Hangi Aylarda Daha Sık Görülür?
Türkiye’nin tamamı için hastane başvurularının hangi ayda en yüksek olduğunu gösteren tek ve güncel bir ulusal aylık dağılım bulunmadan kesin bir ay söylemek mümkün değildir. Genel olarak mevsimsel dağılım etkene göre farklılık gösterir.
Yaz aylarında artabilen enfeksiyonlar
Mayıs–eylül döneminde sıcaklıkların yükselmesiyle:
CDC, Salmonella enfeksiyonlarının yazın daha yaygın olduğunu; sıcak hava ve soğutulmadan bekleyen yiyeceklerin bakterilerin çoğalması için uygun koşullar oluşturduğunu belirtmektedir.
Kış aylarında artabilen enfeksiyonlar
Norovirüs yıl boyunca görülebilir ancak kuzey yarımkürede salgınlar çoğunlukla kasım ile nisan aylarında daha sık meydana gelir. Bu virüs okul, kreş, hastane, bakım merkezi, otel ve toplu yaşam alanlarında kolaylıkla yayılabilir.
Bu nedenle “yaz ishali” ifadesi bazı bakteriyel ve su kaynaklı hastalıklar için anlamlı olsa da bütün gastroenterit vakalarını kapsamaz.
Yaz Aylarında Gastroenterit Neden Artabilir?
Gıdaların sıcak ortamda bekletilmesi
Sütlü tatlılar, et yemekleri, yumurtalı ürünler ve pişmiş yemekler uygun sıcaklıkta saklanmadığında mikroorganizmaların çoğalması kolaylaşabilir.
Bozulabilir gıdaların oda sıcaklığında iki saatten uzun süre bekletilmemesi önerilir. Ortam sıcaklığı yaklaşık 32°C’nin üzerindeyse bu süre bir saate iner.
Soğuk zincirin bozulması
Et, tavuk, balık, süt ürünleri ve dondurulmuş yiyeceklerin üretimden tüketime kadar uygun sıcaklıkta tutulması gerekir. Ürünün çözünüp yeniden dondurulması veya uzun süre sıcak araçta bekletilmesi hastalık riskini artırabilir.
Yiyeceklerin yeterince pişirilmemesi
Az pişmiş kıyma, köfte, tavuk, yumurta ve kabuklu deniz ürünleri hastalık yapabilecek mikroorganizmaları içerebilir. Etin dışının pişmiş görünmesi iç bölümünün güvenli sıcaklığa ulaştığı anlamına gelmeyebilir.
Çapraz bulaşma
Çiğ tavuk veya etin temas ettiği bıçak, kesme tahtası, tabak ve eller aracılığıyla salata gibi pişirilmeyecek yiyeceklere mikrop taşınabilir. Çiğ et, tavuk, deniz ürünü ve yumurtalar hazır tüketilecek gıdalardan ayrı tutulmalıdır.
Havuz ve doğal sulardan mikrop alınması
Havuz, göl, nehir veya denizde mikrop bulunan suyun yutulması ishale yol açabilir. Çok az miktarda kirli suyun yutulması bile bazı enfeksiyonların bulaşması için yeterli olabilir. İshali olan kişilerin havuza veya ortak yüzme alanlarına girmemesi ve yüzme suyunun yutulmaması önerilir.
El hijyeninin yetersiz olması
Tuvalet sonrasında veya yemek hazırlamadan önce ellerin yeterince yıkanmaması, mikroorganizmaların yiyeceklere ve diğer kişilere taşınmasına neden olabilir.
Sinek ve diğer haşereler de kirli yüzeylerden yiyeceklere mikroorganizma taşıyabilir. Ancak korunmada temel yaklaşım yalnızca sineklerle mücadele değil; el hijyeni, güvenli su, doğru pişirme ve sıcaklık kontrolüdür.
Gastroenterit Nasıl Bulaşır?
Enfeksiyon etkenine göre bulaşma yolları değişebilir:
Norovirüs çok kolay bulaşabilir. Hastalık belirtileri sona erdikten sonra da bir süre çevreye virüs yayılabilir. CDC, hasta kişilerin belirtileri geçtikten sonra en az 48 saat boyunca başkaları için yemek hazırlamamasını önermektedir.
Gastroenterit Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler hastalığa neden olan etkene göre değişebilir:
Bazı toksinlere bağlı gıda zehirlenmelerinde şiddetli kusma birkaç saat içinde başlayabilir. Bazı bakteriyel enfeksiyonlarda ise belirtiler yiyeceğin tüketilmesinden birkaç gün sonra ortaya çıkabilir.
Kanlı ishal, yüksek ateş veya belirgin karın ağrısı daha ciddi bir bağırsak enfeksiyonunu düşündürebilir ve tıbbi değerlendirme gerektirir.
Sıvı Kaybının Belirtileri Nelerdir?
İshal ve kusmanın en önemli riski dehidrasyon, yani vücudun sıvı ve elektrolit kaybetmesidir.
Yetişkinlerde sıvı kaybı belirtileri şunlardır:
Çocuklarda ayrıca:
görülebilir. Küçük çocuklarda sıvı kaybı kısa sürede gelişebilir.
Gıda Zehirlenmesi ile Gastroenterit Aynı mıdır?
Bu ifadeler günlük dilde birbirinin yerine kullanılsa da tamamen aynı değildir.
Gastroenterit, mide ve bağırsakların çoğunlukla enfeksiyona bağlı etkilenmesini ifade eder. Kişiden kişiye, gıda, su veya çevresel yüzeyler aracılığıyla bulaşabilir.
Gıda zehirlenmesi veya gıda kaynaklı hastalık, kirlenmiş bir yiyecek veya içeceğin tüketilmesi sonucunda oluşur. Hastalık:
nedeniyle gelişebilir.
Bu nedenle her gastroenterit gıda zehirlenmesi değildir ve her gıda zehirlenmesi enfeksiyondan kaynaklanmaz.
Tifo, Kolera ve Bruselloz Gastroenterit midir?
Bu hastalıkların tümünü aynı başlık altında “gıda zehirlenmesi” olarak değerlendirmek doğru değildir.
Bu hastalıkların tanı ve tedavileri birbirinden farklıdır.
Hangi Yiyeceklerde Hastalık Riski Daha Yüksektir?
CDC’ye göre daha yüksek risk taşıyabilen yiyecekler şunlardır:
Kıyma ve köfte
Kıyma işlemi sırasında etin yüzeyindeki bakteriler ürünün içine karışabilir. Bu nedenle köfte ve kıyma ürünlerinin iç kısmı da tam olarak pişmelidir. “Izgara köfte her zaman tehlikelidir” ifadesi doğru değildir; asıl risk yetersiz pişirme, kirli el ve ekipman kullanımı ile uygun olmayan saklama koşullarıdır.
Bütün tavuk ve çevirme tavuk
Bütün tavuk kendi başına güvensiz bir yiyecek değildir. İç bölümlerinin yeterli sıcaklığa ulaşması ve piştikten sonra uygun sıcaklıkta tutulması gerekir. Pişmiş tavuk uzun süre ılık ortamda bekletilirse mikroorganizmalar çoğalabilir.
Süt, peynir ve sütlü tatlılar
Pastörize edilmemiş süt ve bundan yapılan peynirler Brucella, Salmonella, Listeria ve farklı mikroorganizmaları taşıyabilir. Sütlaç, muhallebi, kazandibi ve dondurma gibi ürünler güvenilir malzemeyle hazırlanmalı ve uygun sıcaklıkta saklanmalıdır.
Pastörize edilmiş ürün de soğuk zincir bozulduğunda riskli hâle gelebilir.
Çiğ yumurtalı mayonez
Evde çiğ yumurtayla hazırlanan mayonez ve soslar Salmonella riski taşıyabilir. Hazırlanacaksa pastörize yumurta kullanılması ve ürünün buzdolabında saklanması daha güvenlidir. Çiğ yumurta bazı ev yapımı dondurma, tiramisu, sos ve tatlılarda da fark edilmeden bulunabilir.
Midye ve diğer kabuklu deniz ürünleri
Çiğ veya az pişmiş kabuklu deniz ürünleri norovirüs, Vibrio ve farklı mikroorganizmaları taşıyabilir. Bazı deniz ürünlerinde pişirmeyle tamamen yok olmayan doğal toksinler de bulunabilir. Kaynağı ve saklama koşulları bilinmeyen ürünlerden kaçınılmalıdır.
Pirinç ve makarna
Pişmiş pirinç veya makarna oda sıcaklığında uzun süre bekletildiğinde bazı bakterilerin çoğalmasına ve toksin oluşturmasına imkân verebilir. Pişmiş ürünler kısa sürede soğutulmalı, buzdolabında saklanmalı ve tekrar ısıtıldığında her tarafı iyice ısıtılmalıdır.
Kuruyemiş ve tahıllar
Uygun olmayan nem ve saklama koşullarında bazı küfler aflatoksin gibi zararlı maddeler üretebilir. Küflenmiş, nemlenmiş, tadı veya kokusu değişmiş ürünler tüketilmemelidir. Küflü kısmı ayırmak ürünün kalan bölümünü mutlaka güvenli hâle getirmez.
Filizlenmiş patates
Yeşillenmiş ve yoğun filizlenmiş patateslerde glikoalkaloid miktarı artabilir. Belirgin yeşillenmiş, acılaşmış veya çok filizlenmiş patatesler tüketilmemelidir.
Yabani mantarlar
Doğadaki mantarların zehirli olup olmadığı yalnızca görünümüne, kokusuna veya pişirme yöntemine bakılarak güvenilir biçimde belirlenemez. Bilinmeyen yabani mantarlar tüketilmemelidir.
Hazır Gıdalardan Uzak Durmak Çözüm müdür?
Hayır. Bir yiyeceğin ev yapımı olması otomatik olarak güvenli, hazır veya paketli olması da otomatik olarak tehlikeli olduğu anlamına gelmez.
Evde hazırlanan şu ürünler de riskli olabilir:
Buna karşılık pastörize, uygun şekilde paketlenmiş, son kullanma tarihi geçmemiş ve soğuk zinciri korunmuş bir ürün daha güvenli olabilir.
Gıda güvenliğinde belirleyici olan:
gibi koşullardır. Dünya Sağlık Örgütü güvenli gıda için temiz tutma, çiğ ile pişmişi ayırma, iyi pişirme, uygun sıcaklıkta saklama ve güvenli su ile hammadde kullanma ilkelerini önermektedir.
“Türkiye’nin her yerinde en güvenli yiyecek yoğurttur” şeklinde bir genelleme yapılamaz. Pastörize sütten üretilen ve soğuk zinciri korunan yoğurt güvenli bir seçenek olabilir; çiğ sütten yapılmış veya uygun şekilde saklanmamış yoğurt da hastalık riski taşıyabilir.
Gastroenteritten Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır?
Ellerinizi doğru şekilde yıkayın
Eller:
sabun ve suyla yıkanmalıdır.
Alkol bazlı el dezenfektanı bazı mikroorganizmalara karşı yardımcı olsa da özellikle norovirüste sabun ve suyla el yıkamanın yerine geçmemelidir.
Çiğ ve pişmiş gıdaları ayırın
Çiğ et, tavuk ve deniz ürünleri için kullanılan kesme tahtası ve bıçaklar salata veya pişmiş gıdalarda yıkanmadan kullanılmamalıdır.
Yiyecekleri tam pişirin
Etin rengine bakmak yerine mümkünse gıda termometresi kullanın. Kıyma, tavuk, yumurta ve deniz ürünlerinin iç kısımları yeterince pişmelidir.
Bozulabilir gıdaları hızla soğutun
Pişmiş yemekleri ve artan yiyecekleri iki saat içinde buzdolabına kaldırın. Çok sıcak havalarda bu süreyi bir saate indirin.
Sebze ve meyveleri yıkayın
Sebze ve meyveler kesilmeden, soyulmadan veya tüketilmeden önce temiz akan su altında yıkanmalıdır. Sabun veya deterjanla yıkamak önerilmez.
Kabuğunu soymak mikroorganizma riskini azaltabilir ancak yıkama gereksinimini ortadan kaldırmaz. Kirli kabuktaki mikroplar bıçakla iç bölüme taşınabilir.
Pastörize ürünleri tercih edin
Çiğ süt ve pastörize edilmemiş süt ürünlerinden kaçının. Çiğ sütün kaynağının güvenilir görünmesi ürünü mikrobiyolojik olarak güvenli yapmaz.
Güvenli su kullanın
İçme, buz yapma, diş fırçalama ve yiyecek yıkamada güvenli su kullanılmalıdır. Kaynağı bilinmeyen buz tüketilmemelidir.
Yüzerken su yutmayın
Havuz, göl, nehir ve deniz suyu yutulmamalıdır. İshal varken ortak yüzme alanlarına girilmemelidir.
Evde İshal ve Kusmaya Ne İyi Gelir?
Hafif vakalarda temel amaç sıvı kaybını önlemektir.
Oral rehidrasyon solüsyonu kullanın
Eczaneden temin edilen oral rehidrasyon solüsyonları, suyun yanı sıra kaybedilen tuz ve glukozu uygun oranlarda içerir. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve sık ishal veya kusması bulunan kişilerde yalnızca suya göre daha uygun olabilir.
Kusma varsa sıvı:
verilebilir. Bir defada fazla miktarda içmek kusmayı artırabilir.
Dünya Sağlık Örgütü, ishal tedavisinin temelinde oral rehidrasyon solüsyonunun bulunduğunu; damar yoluyla sıvının ise ağır sıvı kaybı veya şok durumunda gerekebileceğini belirtmektedir.
Beslenmeyi tamamen kesmeyin
Kusma azaldıkça kişinin tolere edebildiği besinlere dönülebilir. Çocuklarda emzirme ve yaşına uygun beslenme sürdürülmelidir.
Tercih edilebilecek yiyecekler şunlardır:
Yalnızca muz, pirinç ve ekmekten oluşan uzun süreli kısıtlayıcı bir diyet gerekli değildir.
Şekerli içecekleri sınırlayın
Fazla şeker içere